Zevklerin gölgesinde bir ömür. Yeryüzünün bize sunduğu tüm zevkleri tatmaya adanmış bir ömürdü tek dileğim.
Tüm baskılardan, ahlak kurallarından, sorumluluklardan soyutlanmış bir yaşantı... Bu hayattan alabileceğimiz en büyük servetimiz zevklerimiz değil mi? Küçük mutluluklarımızın kalmaz mı aklımızda büyük felaketlerin ardından? Bu hayatı acılar mı yaşanabilir kılıyor yoksa ufacık bile olsa bize ait olan zevkler mi?
Hayatı katı kurallara bağlamak zevklerimize ket vurmanın en basit yoludur. Yasa koyucular siyahı ve beyazı anlatır topluma, toplum yeterince özümsediği zaman bunu, geri dönüş yoktur.
Griye yer bulunmayan bir toplum, bir yasa, bir ahlak kuralları dizisi yerleşir hayatımıza. Ve küçük, kısacık hayatımızın tüm zevklerini alır bizden, Siyah ve Beyaz.
Tüm bunları umursamaktan vazgeçmek için daha uygun bir zaman olur mu? Farkına vardığından daha güzel bir zaman var mı? Yeterince susmadık mı? Sabretmedik mi insan olduğunu zannedenlere? Bizi paraya köpek etmeye çalışanlardan, bize neyin doğru olduğunu söyleyenlerden, gerçek 'beni' ortaya çıkarmaktan alıkoyanlara ne zaman dur diyeceğiz, Dostum?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder